13 Ağustos 2009 Perşembe

BİR SAat SABIR

Bir saat sabır dedik ve Düşünme Taşınma Toplantılarının sondan bir önceki 9. programında yine farklı ve etkileyici bir mekanda Düşün Taşın Kulübü olarak belirlediğimiz konu hakkında başladık sohbete, başladık sabırla dinlemeye.

Burda ilk defa yazıyorum, Düşünme Taşınma Toplantıları hakkında. Her çarşamba akşam saat 20:00 ile 21:00 arasında bir araya gelen enaz bir kitap okuma programına katılmış insanların, o saatte evlerinde televizyon seyretmek belkide msnde, internette gezmek yerine bir araya gelerek belirlenen konular üzerinde hasbihal etmek hem etkileyici hemde olgunlaştırıcı bir programı oluşturmakta.

İlerleyen günlerde tüm programı tek tek anlatmak isterim sizlere ama şuan 9. programda konuştuklarımız ve benim kendimle sohbetimde aklımda kalanlar yazılacak şuanki blog'uma.

Sabır dedik. Düşünün gün içinde kimi sabırla dinliyoruz? İşte iş arkdaşlarımızı, evde ailemizi. 1 dakikamızı bile ayıramıyoruz çevremizdeki insanlara hatta maillere bile, belkide arkdaşlarımızın yazdıkları blogları, yazıları okumaya bile...

Sabır dedik konumuzu açtık herkes kendi düşüncelerini aktardı ve belkide ben dahil sabırla konuşan arkdaşları dinledim. DİNLEdim dedim dimi... Dinlemek sabırdan gelir dedi bir arkdaşımız, bir arkadaşımız da dünyada sabırsızlanırken herşeye ya ölümden sonra uzun bir yolculuk olan kabirde nasıl beklicez dedi. Gelde sabırsız ol neyi değiştircek ki.

Sonra bir arkdaşımız, eskiden zeytin ağaçtan yeşil renginde alınır, kuyulara konar salamurada belkide 1 yıl kadar bekletilir sonrasında öyle lezzetli hale gelir ve afiyetle yendiğini ama şimdi üretimde biraz değişiklikle sabırsızlıkla 1 ay içinde yeşil zeytin; makine ortamında 1 ay içinde kısa sürede, hiç emek verilmeden siyah haline getiriliyor.

Burdan çıkardığımız sonuç eğer olaylar karşısında sabreder bir emek verirsek sonunda aldığımız ödülün tadı bi başka olucağıdır.

Mevlananın bir sözünü aktardı bir diğer arkadaşımız. '' Hamdım, piştim, oldum, yandım''.

Sonuçta çıkartılan bildirim ise; Sabır bir imtihandır. İnsanların kişisel gelişimlerine ve sabırla olgunlaşıldığına ve sabrın sonu selamettir diyerek 1 saatlik zaman dilimini sabırla bitirmiş bulunduk.

Evet Haftaya 19 Ağustos Çarşamba akşamı Son programımıza Sizlerde davetlisiniz. Bilgi için www.dusuntasin.net

4 Ağustos 2009 Salı

Yine Merhaba Yeni Merhaba

Hayat bir deniz bizde bu denizin üstünde yüzen gemileriz. Bazen rotamızı kendimiz belirleriz ama bazende deniz çoşar ve dalgalanmaya başlar o sizi nereye götürmek isterse gidersiniz.

Bu arkadaşlarınızla da, ailenizde olan var olan yaşanılan olaylar. Birde iş yaşamında düşünün kendinizi. Rotanız hedefleriniz. Hedeflerinize doğru ilerlemektesiniz. Tam yol ileri...

Birden bir dalga ile sarsıldınız ve gece boyu yolunuzu göremicek durumda yıldırımlar, herşeyi yutan büyük dalgalar sardı etrafınızı. Siz o gecenin sabahını düşünebiliyor musunuz?

2 Tahmin gerçekleşmiştir.

1. O yıldırım dolu gecenin sonunda geminiz yani siz batmışsınız ve alabora olmuş herşeye veda edip bir köşeye çekilmişsinizdir;

2. O gecenin sonunda güzel bir adaya düşmüş ve asıl hedefiniz o adaya gitmek iken yolunuzu bir türlü ayarlayamamış ve hep yalnış yoldan giderken gece yaşanılan yıldırımların ve dalgaların sayeseninde siz istediğiniz yere ulaşmış oldunuz.

Hep 1. İhtimal yaşanır çoğumuzun hayatında. Problemler yaşarız. Yaşanılan problemleri bir acı hatıra olarak hatırlamak yerine ayağa kalkıp silkinmek ve olmaması gereken ama olan problemi büyük bir deneyim ve şans kapınız olarak görmek ve ondan istifade etmek gerekir.

Herkese yıldırımsız ve dalgasız geçen bir olay olmadan mutluluklarını bulmalarınız dilerim.